Nuri Bilge Ceylan, ”Üç Maymun” filmi, ile aldığı en iyi yönetmen ödülü ile bizi yine gururlandırdı. Türklerin başarısı pek çok konuda olduğu gibi sinemada da bir kez daha kanıtlanmış oldu. Ayrıca aldığı ödülü ülkesine ithaf etmesi de diğer bir gurur kaynağımız olmuştur.
Konuyla alakası yok diyebilirsiniz. Ama aslında üç maymun denilince; nedense elimde olmadan ülkem aklıma geliyor. Ve biz bu ödülü milletçe zaten çoktan hak etmiştik. Neden derseniz? Öncelikle size üç maymunun hikayesini anlatmak istiyorum:
Biri gözlerini, biri kulaklarını , diğeri de ağzını elleriyle kapamış “üç maymun” figürü ile her yerde karşılaşıyoruz. Ve halk arasında “Üç maymunu oynamak” deyimi; kişinin olaylara karışmak istememesi anlamında kullanılıyor. Japon kökenli bu figürdeki maymunların isimleri, Mizaru, Kikazaru ve Iwazaru, Japonca'da sırasıyla (şeytanı) görmemek, işitmemek ve konuşmamak anlamına geliyor.
Aslında bu isimlerde, Japonca'daki bir kelime oyunu vardır. Japonca 'saru' hem maymun anlamına gelen bir isim, hem de arkasından geldiği kelimeye olumsuz anlam veren bir ek’tir. Farklı anlamlarına rağmen, aynı şekilde telaffuz ediliyorlar ve bir kelime ile birleştiklerinde “sasu”, ”zaru'ya” dönüşüyor.
Böylelikle Mizaru, hem gören maymun, hem de görmemek anlamına geliyor. Japonya Nikku'da, üç maymun figürünün bulunduğu yeri gezdiren rehberler ise; tapınaklardaki rahiplerin, bir başka hikayeleri olduğunu söylüyorlar. Bu hikayenin üç maymun figürüne uyan en iyi hikaye olduğunu savunuyorlar.
Çok eski zamanlarda bir dağın bir yamacında iyi ve akıllı bir maymun kral, diğer yamacında da şeytan yaşarmış. Kralın çok yaşlı ama çok da akıllı üç danışman maymunu varmış. İnançlarına göre; öbür yamaçta yaşayan şeytanı gören ve sesini duyanlar, sonsuza kadar lanetlenip taş kesilir, maymun krallığı da felakete uğrarmış.
Bu üç danışman maymun, bir gün kralları için tepede nadide çiçekler ararlarken, çalıların arasında bir hışırtı duymuşlar. Merakla çalıları aralayıp baktıklarında şeytanla yüz yüze gelmişler. Şeytan çirkin sesiyle çığlıklar atmaya başlamış. Maymunlardan birincisi görmemek için gözlerini kapamış, ama şeytanın sesini duymuş. İkincisi kulaklarını kapamış, ama o da şeytanı görmüş. Üçüncüsü ise hiçbir şey yapamamış, şeytanı hem görmüş, hem de sesini işitmiş, ve bu ölümcül sırdan kimseye bahsetmemek için hemen ağzını kapamış.
Kalplerinin taşlaşacağını bilerek, ormanda dalları yere değen bir söğüt ağacının altına gizlenmişler. Orada korkudan titreyerek, saatlerce hareketsiz kalmışlar. Gece yarısı bu sırrı kimseye söylemeyeceklerine, krallarını ve halklarını tehlikeye atmamak için, ellerini kapattıkları yerlerden çekmeyeceklerine dair birbirlerine söz vermişler. O günden sonra insanlar ne zaman gözlerini, kulaklarını ve ağzını kapatmış “üç maymun” görseler anlamışlar ki; onlar şeytanı görmüş ve duymuşlardır ama toplumun çıkarları uğruna bunu bir sır olarak saklamaktadırlar.
Biz de milletçe, zaman zaman üç maymunu oynamayı pek severiz. Zira tarih kitaplarına bakarsak; üç maymunu oynayan nice insanlara rastlamamız mümkün. Acaba seçimlerden bu yana yaptığımız, hikayedeki gibi kendimizi ve çevremizi korumaktan mı ? Yoksa “görmemek” “duymamak” “konuşmamak” daha mı çok işimize geliyor, orası tartışılır.
Ben iyimser düşünüp,korumak ve gözetmek olarak düşünmek istiyorum. Ama gerçekler: üç maymunu oynayarak, duyarsız kalan insanlar yüzünden, yaşadıklarımızın bu kez hepimize pahalıya mal olduğunu gösteriyor. Zira hükümet değişene ve gerçekten milletini düşünen bir vatan evladı gelene dek, bedel ödemeye devam edeceğiz gibi görünüyor. İşte bu yüzden batmak ve batırmak adına, biz “üç maymun” ödülünü çoktan hak etmedik mi ne dersiniz?
| Date: 27 May 2008, Tuesday | Comments (4) | Add Comment |
En fazla biz hak ediyorduk ve aldık.Eline sağlık canım:)
(27/05/2008 13:23)
Ödül kadar Avrupa'ya verilen mesaj da önemliydi bence: Yalnız bırakılmış güzel ülkeme armağan ediyorum dedi Ceylan...
Gerçekten anlamlı bir mesajdı...
(27/05/2008 18:48)
OYLAMAK İÇİN ÇOK UĞRAŞTIM AMA BİR TÜRLÜ BAŞARILI OLAMADIM.
(29/05/2008 06:21)
MİLLETÇE HEP 3 MAYMUNLARI OYNADIĞIMIZ İÇİN BU GÜN BU DURUMDA ÜLKEMİZ.EĞER DAHA DUYARLI OLABİLSEYDİK ,DENENMİŞLERLE VAKİT KAYBETMESEYDİK ŞİMDİ İLERİ ÜLKELERİN ÖN SIRALARINDA YER ALIRDIK
(29/05/2008 06:25)